Kısa cevap: Emekliliğe az kaldıysa borçları kapatma sırasını duygularınıza göre değil, faiz oranına ve nakit akışına göre kurun. Ben kendi tablomu üç sütunla yaptım: kalan anapara, yıllık maliyet (faiz + ücretler) ve aylık taksitin bütçedeki payı. Kredi kartı ve kredili mevduat gibi en pahalı kalemler önce, sonra tüketici kredileri, en sonda düşük faizli konut kredisi. Tek istisna: emeklilik gelirinizin ilk aylarında nefes almanız gerekiyorsa, taksiti en büyük olan borcu öne almak psikolojik ve nakit akışı açısından mantıklı olabilir.
Maaşlıyken borç ödemek, emekli aylığıyla borç ödemekten çok farklı. Ben bunu babamın emekliliğinde gördüm: geliri yaklaşık üçte bir azaldı ama kredi taksitleri aynı kaldı. Aylık ödeme aynı sayı olsa bile gelirdeki payı büyüdüğü için bütçe bir anda kırılganlaştı. Bu yüzden çalışırken kalan son yıllar, faiz maliyetini eritmek için elinizdeki en güçlü dönem. Hane bütçesi tarafında gelir gider planlamasını netleştirmeden borç sıralaması yapmak, yanlış varsayımlarla plan kurmak demek.
Ben tek bir tabloda şunları listeledim ve her ay güncelledim:
Bu tabloyu çıkardığımda şaşırdığım şey şuydu: en çok canımı sıkan borç en pahalı borç değildi. Küçük ama yüksek faizli iki kart bakiyesi, yıllık maliyette taşıt kredisinin önündeydi. Rakamları yazmadan sezgiyle karar vermek, işte tam burada para kaybettiriyor.
| Kriter | Çığ (en yüksek faiz önce) | Kartopu (en küçük bakiye önce) |
|---|---|---|
| Toplam faiz maliyeti | Daha düşük | Daha yüksek |
| Motivasyon | İlk kapanış gecikebilir | Hızlı ilk zafer |
| Nakit akışını rahatlatma | Yavaş | Hızlı, taksit sayısı azalır |
| Kime uygun | Disiplinli, tabloya bakabilen | Vazgeçme riski yüksek olan |
Ben karma bir yol izledim: en küçük iki borcu üç ayda kapattım, sonra tamamen faiz sırasına geçtim. İlk kapanışların verdiği ivme gerçek; ama o ivmeyi bahane edip pahalı borcu sona bırakmak pahalıya geliyor.
Kartlarda sıralamadan önce çözülmesi gereken şey ödeme davranışı. Uyguladığım kredi kart dönem ödeme strateji şu üç kuraldan oluşuyordu: birincisi, dönem borcunun tamamını hesap kesim tarihine göre planlamak; ikincisi, asgari ödeme tuzağına asla düşmemek; üçüncüsü, harcamayı kartın kesim tarihinden hemen sonraya kaydırarak faizsiz süreyi uzatmak. Nakit avans ve taksitli nakit kullanımını tamamen bıraktım; bunlar genellikle en yüksek maliyetli kalemler.
Kart bakiyesi büyümüşse, daha düşük faizli bir tüketici kredisiyle borç transferi seçeneğine bakmaya değer. Ama tek şart var: kart kapandıktan sonra tekrar limitin doldurulmaması. Aksi halde borç ikiye katlanır. Farklı bankaların oranlarını kıyaslarken sadece faize değil, dosya masrafı ve sigorta eklentilerine de bakın; kredi karşılaştırması yaparken toplam geri ödeme tutarı tek doğru ölçüttür.
Bana en çok sorulan soru bu. Benim kullandığım eşik basit: borcun yıllık faizi, birikimden makul şekilde bekleyebileceğim net getirinin üzerindeyse borç kazanır. Kart borcu varken yatırım yapmak, bir yandan kova doldururken diğer yandan tabanını delmek gibi. İki istisna tanıdım:
Emeklilik hesaplamasını yaparken borç yükünü gider tarafına yazmayı unutmayın; sıfır borçla emekli olan biriyle taksitle emekli olan birinin ihtiyaç duyduğu birikim aynı değil.
Birincisi, erken kapatma indirimini sormadan ödeme yapmak. Bankaya sorduğumda kalan faizin bir kısmının düşürüldüğünü öğrendim. İk